Yapay zeka iş güvencesi endişesi saçıyor

blog
05.05.2023

Yapay zeka iş güvencesi endişesi saçıyor

 

 

Otomasyon teknolojilerinin gelişmeye başladığı günden bu yana işlerini bir gün robotlara kaptırmak mavi yakalı çalışanların en büyük kâbusu oldu. PwC hazırladığı “Umut ve Korkular” araştırmasına göre, çalışanların yüzde 48’i, otomasyonun işlerini ciddi şekilde etki edeceğinden endişeleniyor. Yüzde 30’u ise beş yıl içinde işlerinin tamamen kaybolacağını düşünüyor.

Ancak artık endişelenenler sadece mavi yakalılar değil. Üretici yapay zeka (Generated AI) beyaz yakalıların yaptığı pek çok işi yapmaya başladı ve bu alanda her geçen gün daha fazla yetenek kazanıyor. Resim çizip, beste yapabilen yapay zeka, toplantı gündemlerini ya da sunumlarını hazırlayabiliyor ya da bir birleşme ve satın alma sözleşmesi yazabiliyor.

PWC Avrupa Veri ve Analitik Başkanı Matthias Schlemmer, “Yapay zekanın muhtemelen beyaz yakalı çalışanlar için bir etkisi olacak. Ancak işlerin görünümünde bir azalma mı olacak yoksa bir dönüşüm mü olacak şimdiden söylemek zor. Dünya Ekonomik Forumu 2023 İş Raporu'nu yeni yayınladı ve yapay zekanın tüm işlerin dörtte birini değişeceği belirtiliyor. Buradan bakıldığında evet, iş kayıpları olacak, ancak aynı zamanda çok sayıda yeni iş de olacak. Örneğin, ‘yapay zeka’ ve ‘makine öğrenimi’ uzmanlarının önümüzdeki yıllarda en hızlı büyüyen meslek olacağı tahmin ediliyor. Ve bu nedenle, çalışanların yeniden beceri kazanma ihtiyaçları olacak.”

Bu nedenle pek çok şirket çalışanlarını bu yenidünyaya hazırlamak için yatırımlara başladı. Zira verimliliğe odaklanan şirketler için yapay zeka pek çok fırsat sunuyor. PwC Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, “Şirket yöneticilerinin yüzde 72’si yapay zekanın şirket için avantaj sunduğunu düşünüyor. Yüzde 50’si yeni fırsatları belirleyebilmek için yapay zekanın gerekli olduğuna işaret ediyor. Dünyadaki resesyon korkularına karşın kimse teknoloji yatırımlarını azaltmıyor. Diğer yandan insan kaynaklarını da kaybetmek istemiyor” diyor.

Genel tahminler, bu yıl AI pazar büyüklüğünün yaklaşık 150 milyar dolar olduğuna işaret ediyor. Önümüzdeki yıllarda ise bu sayının 10 kat daha büyük olacağı tahmin ediliyor. Matthias Schlemmer, “Yapay zekanın başta imalat, perakende ve finansal hizmetler olmak üzere tüm sektörlerde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” diyor ve devam ediyor: “Doğru kullanılırsa muazzam verimlilik artışı sağlayabilir. Özellikle de hız konusunda. Düşünsenize işini yaparken gereken tüm kitaplıkları ve kod parçacıklarını en kolay şekilde ulaşan bir programcı veya müşteriye yeni çamaşır makinesini açıklarken teknik özellikleri anlaşılır bir biçimde ekranında alan bir müşteri hizmetleri temsilcisinin artan performansını.”

Ancak tüm bu olumlu etkilerinin yanı sıra yapay zekanın “ahlaki” konularda tartışma yaratığı da ortada. Satın alma davranışlarını değiştirmenin ötesinde, uygun olarak programlandığında yapay zeka yalan söyleyebiliyor, fotoğraflar ve videolar üzerinde oynama yapabiliyor, hiç gerçekleşmemiş konuşma ve buluşmaların görüntülerini ortaya koyabiliyor. Bu nedenle bu teknolojinin kullanım alanlarının sınırlandırılması da gündemde. Matthias Schlemmer, “Şahsen ileriye dönük kısıtlamalar olacağına ve olması gerektiğine inanıyorum” diyor ve devam ediyor: “Gözlemlediğimiz şeyin çok büyük etkileri var. Bu nedenle muhtemelen düzenlemeler ve kısıtlamalar gelecek. Tam olarak nasıl şekilleneceğini söylemek zor, ancak şirketlerin bu düzenlemelere uyum sağlayabilmeleri için gelişmeleri yakından takip etmeleri gerekiyor.” (HT)

Bu web sitesinde yer alan bilgi, fikir ve yorumlar yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Detaylı bilgi için, sorumluluk reddi beyanı hakkında açıklama metnini inceleyebilirsiniz. Kabul ediyorum